08/11/2018

İl ve İlçelerin Yeniden Yapılandırılması Bilindiği üzere ülkemizde ilçeler, Türkiye'de illerden sonraki gelen idari bölümlerdir. Her il birden fazla ilçeden oluşmaktadır. İl merkezleri de bir ilçe oluşturmakta olup il merkezleri merkez ilçe olarak adlandırılmaktadır. Büyükşehir belediyesi olan il merkezleri ise birden fazla merkez ilçeden oluşmaktadır. Türkiye'de 1999 yılında Düzce'nin il olması ile beraber 81 il ve bunlara bağlı toplam 919 ilçe bulunmaktaydı. 2013'den sonra bu sayı 957'ye çıkmıştır.   Ülkemiz idari teşkilatlanmasına önemli bir yeri bulunan il ve ilçeler 10.06.1949 tarih ve 5442 sayılı İl İdare kanununa göre faaliyet göstermektedirler. Söz konusu kanunun 2 inci maddesinde il ve ilçe kurulmasının, kaldırılmasının, adlarının değiştirilmesinin, bağlılıklarının, merkez ve sınırlarının belirtilmesinin kanun ile olacağı açıkça hükme bağlanmıştır.  “Madde 2 – İl, ilçe ve bucak kurulması, kaldırılması, adlarının, bağlılıklarının, merkez ve sınırlarının belirtilmesi ve değiştirilmesi aşağıda gösterilen şekilde yapılır:  A)     İl…

04/11/2018

Günümüzde vergi hususunda kayıp kaçak denilince hemen özel sektörde çalışan kurum ve kişilerin yapmış olduğu yanlışlıklar akla gelmektedir. Ancak, acaba devlet kendi kurum ve kuruluşları ile çalışanlarının vergilendirmesinde mevzuat hükümlerini tam olarak uygulayabiliyor mu? Diğer bir deyişle vergi kaçaklarını hep dışarıda ararken acaba devlet kendi ödemelerinde kayıp kaçağı önleyebiliyor mu? Bu soru, gönüllü uyum, adalet ve eşitlik kavramlarının topluma yerleşmesinde çok önemli cevaplar arayan bir sorudur. Çünkü devlet bünyesinde çalışanların devlet koruması altında çalışırken iş güvenliği olmayan özel sektör çalışanlarına karşı zaten avantajları bulunmaktadır. Bunun üzerine mevzuat hükümlerine uyulmaması nedeniyle bir de hak etmedikleri bir ödeme yapılması, vatandaşlarda devlete olan güveni ve adalet duygusunu azalttığı gibi devletin mali yapısının bozulmasına da neden olmaktadır. Burada kastettiğimiz husus devlet memurlarının maaşlarındaki unsurların birçoğunun vergi ve sosyal güvenlik priminden muaf olması nedeniyle meydana…

29/09/2018

YERLİ VE MİLLİ ÖDEME SİSTEMİMİZ TROY NEDEN ÇOK ÖNEMLİ? 1. Dünyada Kartlı ödeme Siteminin Gelişimi:   Dünyada 1960’lı yıllardan itibaren kartlı ödeme sistemi kullanılmaya başlanmış, 2017 yılı sonu ile dünya üzerindeki banka kartı sayısı yaklaşık 14,5 milyara, kartlı ödeme sisteminin işlem hacmi ise 26 trilyon dolara ulaşmıştır. Dünya üzerinde 1970 ve 1980 yıllardan itibaren yerel kartlı ödeme sistemleri de ortaya çıkmasına karşılık, 2000’li yıllara kadar esaslı bir gelişim gösterememişlerdir. 1990’lı yıllarda Amerikan menşeli kartlı ödeme sistemleri dünyada hâkimiyetlerini artırırken yerel ödeme sistemleri yerinde saymıştır. Bu durum özellikle Sovyetler Birliğinin yıkılmasından sonra dünyada tek süper güç olarak kalan ABD’nin teknolojik devrimi sayesinde dünyada hâkimiyetini pekiştirirken, ekonomik olarak da tüm dünya üzerinde etkinliğini artırmasını sağlamıştır. Ancak 2000’li yılların başında esasen yerel bir marka olarak ortaya çıkan ve daha sonra nüfusunun da etkisiyle…

13/05/2018

Bu yazı dizimizde ülkemizde kaynakların etkili, ekonomik ve verimli kullanılması gerektiği inancıyla yapılması gereken yapısal reformlardan bahsedeceğiz. Gerek dünya gerekse de ülkemiz oldukça belirsiz bir siyasi ve ekonomik dönemden geçmektedir. 2008 yılında başlayan global ekonomik kriz sadece parasal önlemlerle geçiştirilmeye çalışıldığından şu ana kadar istenilen sonuç elde edilememiş ve dünya ekonomilerindeki kırılganlıklar önlenememiştir. Bunun yanında gerek Ortadoğu’da gerekse de dünyanın birçok yerinde meydana gelen siyasi çalkantılar dünya ekonomilerini doğrudan veya dolaylı olarak etkilemektedir. Belirsizliklerin arttığı dönemlerde insanlar harcamalarını kıstıklarından, dünya ekonomileri giderek kısır döngüye girebilmekte ve küreselleşmenin de etkisiyle hemen her ülke az ya da çok bu olumsuz tablodan etkilenmektedir. Bu dönemlerde kaynakların arttırılmasında sıkıntı yaşandığından mevcut kaynakların daha etkili ve verimli kullanılmasının önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle biz de bu yazı dizimizde ülkemizde kaynakların etkili, ekonomik…

13/05/2018

Birçok kişi konut fiyatlarının yüksekliğine vergisel çözüm denilence büyük olasılık bizim kastediğimiz husus dışında, konut fiyatları üzerinde vergi yüklerinin azaltılmasının kastedildiği düşünmektedir. Evet doğrudur, konutların gerek üretim gerekse de satışı üzerindeki vergiler konut fiyatlarının artmasına neden olmaktadır. Ancak, bizim burada önereceğimiz husus vergilerin indirilmesi değil tam tersine konut sahipleri üzerindeki verginin arttırılarak hem konut fiyatlarındaki artışın önüne geçmek, hem de özellikle belediyelere hatırı sayılır bir gelir elde etme imkanı sağlamaktır. İlk bakışta biraz garip gelse de vergi artışının konut fiyatlarını aşağı çekme imkanı bulunmaktadır. bunun nasıl olduğunu anlamak için öncelikle konutların üretiminde satışına maliyet kalemlerini incelemek gerekmektedir. Maliye Bakanlığı ve Çevre ve Çehircilik Bakanlığı tarafından yayımlanan Emlak Vergisinin hesaplanmasına esas olacak 2018 yılı inşaat maliyetlerine ilişkin genelgede binaların metrekare mesken inşaat maliyetleri özetle aşağıdaki şekildedir.   Binalar Çelik Karkas Bina…

UA-126688084-1