03/01/2018

While previously the concept of sustainable development only consists of the economic development in monetary term, today its meaning is elaborated very largely. It includes food security, new and renewable energy, harmony with nature, promotion of human rights, friendly technological development etc. Therefore, today, the sustainable development can be defined as to meet the needs of the current and future generations without exhausting natural resources by establishing a balance between nature and human beings. This definition consist of the programming the development of today and future life of the generations and nature. Hence, sustainable development is a concept that has social, economic, ecological and cultural dimension in contemporary world.   Since the beginning of the 20th century, the energy consumption, CO2 and harmful emission increased 17 times in the world. The greenhouse…

03/01/2018

Energy is one of the fundamental inputs of the economic and social development of the societies. Its consumption has been increasing parallel with the population and economic growth. Since the establishment of the Republic, population, GDP and energy consumption of Turkey have been growing steadily. In table 1 energy, population and economic situation of Turkey between 1973-2013 were summarized.    Table 1: Population, Economy and Energy Situation of Turkey Between 1973-2013   Population  (*1000) GDP Billion $ (1990 Prices) GDP Per Capita $ Energy Demand (MTEP) Electricity Consumption (TWh) Energy Demand Per Capita Electricity Demand Per Capita (kWh/Person 1973 38.072 76 1,994 24.6 12.4 646 326 1990 56.098 150 2,674 53.7 56.8 957 1,013 1995 62.171 178 2,861 64.6 85.6 1,039 1,376 2000 67.804 214 3,158 82.6 128.3 1,218 1,892…

03/01/2018

Energy deficit and current account deficit problem are the two main problems of our country. Because of the lack of domestic fossil based energy resources, Turkey has to import large amount of its energy needs from abroad. This situation creates rigidity in current account deficit in Turkey. Although Turkey does not have enough fossil based energy resources, it has enourmous renewable energy resources. We believe that, If Turkey can evaluate its domestic renewable energy resources, it can decrease its dependence to foreign energy resource and decrease the current account deficit at a significant level. In this essay, we try to analyze renewable energy investment and current account deficit of Turkey.  In order to make clear analysis, efficiency, capacity factors, initial investment and operating and maintenance cost of energy plants should…

16/12/2017

Kamuoyu gündemini uzun süredir işgal etmekte olan kıdem tazminatı tartışmaları bir türlü bitmek bilmemektedir. Esasen çalışma dünyasının kanayan yarası olan bu konu çok geniş kesimleri ilgilendirmesi, parasal açıdan önemli bir yekün tutması gibi nedenlerle hükümet tarafından gündeme getirilmesine rağmen sonuçlandırılamamıştır. İşin ilginç tarafı böyle bir düzenlemeye esas olarak işçi kesiminin sahip çıkıp ısrarla talep etmesi gerekirken, yapılmak istenen düzenlemeye esaslı itiraz işçi sendikalarından gelmektedir. Kanaatimizce sendikaların bu tutumunun altında işçi sendikalarının daha çok kamuda örgütlenmesinin ve kamu işçilerinin kıdem tazminatını almalarında herhangi bir problem yaşamamalarının etkisi büyüktür. İşveren kesimi ise daha çok olayın mali yükü boyutunu düşündüğünden işin esasından ziyade yapılacak kesintinin oranıyla ilgilenmektedir. Bu yazımızda biz de kamuoyunda tartışılan konuya ilişkin kısa bir bilgi verdikten sonra, bu düzenlemenin genelde kamu yönetimi ve kamu maliyesi, özelde ise hazine borçlanmasına etkisinin…

16/12/2017

Bundan 40 yıl önceki iktisat ve maliye kitaplarına bir bakın, sonra açıp 2017 yılında yazılmış iktisat ve maliye kitaplarına. Aradan geçen onca zamana rağmen hemen hemen her şeyin aynı olduğunu görürsünüz. Geçen onca zamanda küreselleşme hız kazanmış, mal, hizmet ve işgünün mobilitesi artmış olmasına rağmen iktisat ve maliye kitapları nedense hep aynı kalmış. İşin ilginç yanı ise ülkemizde yaklaşık 200 üniversite bulunmasına ve 130.000’e yakın öğretim üyesi olmasına rağmen hiçbir bilim adamımız bu teorilere alternatif yeni bir teori ortaya çıkaramamış. Bu durum sadece ülkemizde değil hemen hemen tüm İslam ülkelerinde ve batının hegomonyasını kabul etmiş olan tüm ülkelerde de aynıdır.   İktisada giriş kitaplarının başında iktisat biliminin ne olduğuna ilişkin tanım yapılırken iktisat hep; “sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçların karşılanması bilimi” diye tarif edilir. Hipotezler ceteris paribus, yani diğer tüm değişkenlerin sabit kalması durumunda…

UA-126688084-1