13/10/2017

Ne zaman ülkemizde tasarruf ve kaynak arayışına girilse kamu konutlarının satıldığı haberleri hemen her haber ajansının sayfalarını süslemektedir. Fakat ne gariptir ki her tasarruf tedbirinin ardından kamudaki araç ve lojman sayısı artmaya devam etmiştir. Peki, gerçek durum nedir ve kamuoyunda bu kadar gündeme gelmesine rağmen lojman sayısı neden artmaktadır? Diğer bir deyişle neden siyasi iradeye rağmen istenilen adımlar atılamamaktadır? Bu çalışmada Devletin asli ve sürekli hizmetlerini yerine getiren kamu görevlilerinin barınma ihtiyacının Devlet tarafından karşılanmasında Cumhuriyetin ilanından sonra uygulanmaya başlanan ve son günlerde satışları ile gündemde olan kamu konutları (lojman) uygulamasına değinilerek uygulamanın kamu yönetimimize getireceği artı ve eksiler incelenecektir.KONUNUN HUKUKİ BOYUTU Kamu kurum ve kuruluşlarında kamu konutlarının tahsis biçimi, oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ilişkin temel ilkeler (belediyeler ve KİT’ler dâhil) 2946 sayılı kanun ve bu kanuna…

12/10/2017

Taşeron işçilerin kadroya alınma meselesi çok uzun zamandır ülkemiz gündemini meşgul etmektedir. Özellikle taşeron işçiler tarafından açılan davalar sonrasında birçok kamu kurumunda çalışanların kadroya alınması gerektiği şeklinde verilen mahkeme kararları sonrasında işin boyutu çok farklı bir hal almıştır. Biz ise bu yazımızda konuya daha farklı bir açıdan bakarak olayın farklı yönleriyle değerlendirilmesine katkıda bulunmaya çalışacağız. Taşeronluk Sisteminin Gelişimi:  Taşeronluk müessesesi esas olarak alt işveren-asıl işveren ilişkisinin sonucu ortaya çıkmıştır. Nitekim bu husus 4857 sayılı İş Kanununun tanımlar başlıklı 2 inci maddesinde;“Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt…

12/10/2017

Yıllar itibari ile ülkemizin temel makroekonomik verileri aşağıda yer alan tabloda 2015yılına kadar verilmiştir. İlerleyen dönemlerde söz konusu veriler güncellenecektir.    Yıllar   2010 2011 2012 2013 2014 2015 MAKRO GÖSTERGELER               REEL EKONOMİ               GSYH (TL) Milyar TL 1.099 1.298 1.417 1.567 1.764 1.963 GSYH (USD) Milyar USD 732 774 786 823 800 722 Kişi Başı GSYH (USD) Milyar USD 10.079 10.444 10.497 10.822 10.404 9.286 GSYH Büyümesi % 9,2 8,8 2,2 4,2 2,9 3,4 ENFLASYON-FİYATLAR-FAİZLER             ÜFE % 8,87 13,33 2,45 6,97 6,36 5,71 TÜFE % 6,40 10,45 6,16 7,40 8,17 8,81 USD Kuru Yıl sonu TL 1,55 1,91 1,78 2,13 2,32 2,91 Gösterge Tahvil Faizi % 7,10 11,0 6,2 10,1…

13/08/2017

Takipli alacaklar için (kişilerden alacaklar ve icra takip sistemi gibi) dosyadan takip etme sisteminin oluşturulması gerekiyor. Birden fazla takipli alacaklar için manuel takip zorlaşıyor. BAP, TÜBİTAK, Farabi ve Mevlana projeleri  için KBS’den MİF düzenlenemiyor ve manuel giriş yapıyoruz.  Bu durum hem iş yükünü artırıyor hem de hatalı giriş yapılmasına yol açabiliyor. Normal ödeme emirleri gibi KBS’den ödeme emri belgesi düzenlenmesi faydalı olacaktır. Birimler arası taşınır devrinde TKYS’den düzenlenen TİF’e muhasebe birimimizce onay verilerek muhasebeleştiriyoruz. Ancak geçmiş yılların taşınırlarının devrinde sistem amortisman devri yapmıyor. Amortisman devri  muhasebece manuel yapılıyor. Bu durum yıl sonunda amaortisman kayıtlarında hata olarak karşımıza çıkıyor. Yine düşüm kayıtlarında da aynı sorun geçerli. 255-294 hesaplar otmatik karşılıklı çalışırken 257-299 nolu hesapları manuel yapıyoz. Bazen unutuluyor ve amortisman kayıtların hataya yol açıyor. Mailinizde belirttiğiniz gibi döner sermayede matrah birleştirmesi…

15/12/2015

Çocuklar bizim neşemiz, hayatımız kısacası her şeyimizdir. Onlarsız bir yaşam düşünemeyiz. Çünkü onlar bu dünyadaki bizden sonraki nesillerdir.Çocuklar bizim neşemiz, hayatımız kısacası her şeyimizdir. Onlarsız bir yaşam düşünemeyiz. Çünkü onlar bu dünyadaki bizden sonraki nesillerdir.Çocuklar bizim neşemiz, hayatımız kısacası her şeyimizdir. Onlarsız bir yaşam düşünemeyiz. Çünkü onlar bu dünyadaki bizden sonraki nesillerdir.